Desen Sözcüğünün Anlamı ve Kökeni
"Desen" Türkçeye Fransızca "le dessin" sözcüğünden geçmiş. Kökeni Latince "designare" fiiline kadar uzanıyor ve İngilizcedeki "design" ile "designate" sözcükleriyle akraba kabul ediliyor. Peki bugün Türkçede kullandığımız "desen" ile Fransızcadaki "dessin" arasında ne gibi anlam farkları var?
Sözcük: Desen
Kökeni: Yabancı Dil (Fransızca - "le dessin")
Türk Dil Kurumu'na (TDK) Göre Anlamı
TDK Sözlük'e göre "desen" sözcüğünün anlamları şunlardır:
- isim Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerine yapılan çizim.
- isim Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerinde varlıkları, nesneleri belirli çizgilerle gösterme, tasvir etme.
- isim Görsel bir etki yaratmak amacıyla yapılmış çizgi resimlerin hepsi.
- isim Desen yapma sanatı:
- "O, desen öğreniyor."
Fransızca Okunuşu
Fransızcada şöyle okunur:
"le dessin" sözcüğünün okunuşu Uluslararası Fonetik Alfabe (International Phonetic Alphabet - IPA) ile şöyle yazılır:
lə de.sɛ̃
Parçalarsak:
- /d/ → Türkçedeki "d"
- /e/ → Türkçedeki "e"
- /s/ → Türkçedeki "s"
- /ɛ̃/ → Fransızcaya özgü nazal (burundan çıkan) ünlü
Sondaki ses /ɛ̃/ sesidir, anadili Türkçe olan kişinin kulağına "an" gibi gelir.
| Sözcük | IPA | Türk kulağındaki yaklaşık duyuluş |
|---|---|---|
| dessin | /de.sɛ̃/ | desan |
Türkçeye Geçişi
Türkçedeki desen sözcüğü Fransızcadaki /de.sɛ̃/ sesinden gelmesine rağmen nazal ünlüyü korumamış ve onu düzleştirerek /de.sen/ biçimine dönüştürmüştür.
Kabaca:
Fransızca: /de.sɛ̃/ → Türkçe: /de.sen/
olmuştur. Bu dönüşüm, Fransızcadan Türkçeye geçen birçok sözcükte görülen doğal uyarlama örneklerinden biridir.
Latince Köken Bağlantısı
Etimoloji açısından sözcük kökeninde daha gerilere gidersek
Fransızca le dessin ← Eski Fransızca dessiner ← Latince designare ("işaretlemek, belirtmek"). İngilizce design ve designate sözcükleri de aynı Latince kökten beslenir.
“Desen” Türkçeye Fransızca üzerinden (dessin sözcüğünden) geçmiştir.
Fransızcada le dessin, çizim ve tasarım anlamına gelir. Bunun arkasında dessiner fiili vardır: çizmek, taslağını çıkarmak, betimlemek.
Daha geride ise Latince designare bulunur.
Bu da “işaretlemek, belirtmek, damgalamak” anlam alanına uzanır.
Yani desenin en eski anlam katmanında “güzel çizgi”den önce “işaret” vardır.
Türkçe Karşılıkları
Sözcüğün Türkçe karşılığı yok muydu? Neden böyle temel bir sözcüğü bir yabancı dilden aldık?
Tarihin eski dönemlerinde göçebe toplum olmak, desen üretmemek anlamına gelmez. Hatta birçok durumda tam tersi geçerlidir. Türklerin desen üretme geleneği oldukça eskidir.
Halılar, kilimler, keçeler, çadır süslemeleri, ahşap işlemeler, deri işleri, damgalar (tamgalar), çiniler yoğun bir desen dünyası oluşturur.
Örneğin Orta Asya'daki Pazırık Halısı bugün bilinen en eski halılardan biridir ve son derece karmaşık desenlere sahiptir.
Peki Türkçe, "desen" sözcüğünü yabancı bir dilden neden geç dönemde aldı?
Yabancı bir dilden sözcük alınması, o kavramın daha önce hiç bilinmediği anlamına gelmez. Türkler yüzyıllarca nakış, bezek, örnek, yanış, damga gibi adlarla desen dünyasını zaten ifade ediyordu. Bunlar var olmasaydı, bin yıllık kilimlerin ve taş işlemelerinin kendilerini adlandıracak bir sözcüğü yüzyıllarca beklediğini düşünmemiz gerekirdi.
19. yüzyılda ve 20. yüzyıl başında Batı etkisiyle birlikte tekstil tasarımı, sanayi üretimi, teknik çizim, dekorasyon, matbaacılık gibi alanlarda Fransızca terminoloji yoğun biçimde girmeye başladı. Desen de bu süreçte yaygınlaştı.
Türkler bu alanı başka sözcüklerle anlatıyordu. Modern dönemde Fransızca kökenli desen sözcüğü bunların bir bölümünün yerini aldı.
Fransızcadaki Anlamı
Fransızcada le dessin sözcüğünün öne çıkan anlamı "çizim"dir (ing. drawing).
Cambridge sözcüğün bu anlamını şöyle veriyor:
- "image faite avec un crayon ou un feutre" → kurşun kalem veya keçeli kalem ile yapılmış çizim/görsel (ing. drawing)
"faire un dessin" → çizim yapmak (ing. to do a drawing)
"le dessin" sözcüğünün Cambridge İngilizce - Fransızca Sözlük'teki tüm anlamları şöyledir:
| Fransızca | İngilizce | Türkçe |
|---|---|---|
| image faite avec un crayon ou un feutre | drawing | kurşun kalem veya keçeli kalemle yapılmış çizim |
| art de la représentation | drawing | çizim sanatı, tasvir sanatı |
| forme, contour | outline | biçim, hat, kontur |
Bu tablo çok ilginç bir sonuca işaret ediyor:
Türkçedeki desen, Fransızca dessin sözcüğünün temel anlamı olan "çizim"i değil, daha çok "biçim, görünüş, motif, düzen" anlam katmanını korumuştur.
Nitekim bugün Fransızca konuşan biri, "Le dessin de cet enfant est très beau." dediğinde "Bu çocuğun çizimi çok güzel." demek ister.
Türkçede ise "Bu çocuğun deseni çok güzel." demeyiz.
Buna karşılık Türkçede perde deseni, halı deseni, kumaş deseni, duvar kağıdı deseni deriz.
Yani sözcük Türkçeye geçerken hem ses hem anlam bakımından dönüşmüş, Fransızcadaki geniş anlam alanından daha dar ve uzmanlaşmış bir bölümü devralmıştır.
Bu yüzden Fransızca dessin ile Türkçe desen tam örtüşmez.
- Fransızca dessin → çizim, eskiz, taslak, resim, desen
- Türkçe desen → daha çok motif, bezek düzeni, yüzey üzerindeki şekil örgüsü
anlamlarında kullanılır.
Dolayısıyla Türkçedeki desen, Fransızcadaki dessin sözcüğünün anlam alanının yalnızca bir bölümünü korumuş görünmektedir.
Sözcük Geldiğinde Kavram Zaten Buradaydı
Türkler bin yıldır kilim dokuyor, çini işliyor ve taş oyuyordu. Buna rağmen bugün bunların üzerindeki biçimlere çoğunlukla Fransızca kökenli bir sözcükle, desen diyerek sesleniyoruz. Bu durum size doğal mı geliyor, yoksa düşündürücü mü?