Analiz
Çalışan Yoksulluğu: Maaşı Olan Ama Geçinemeyenlerin Görünmez Krizi
Ortalama bir beyaz yaka "yoksul" olabilir mi?Geçim sıkıntı yaşayabilir mi? Çalışan yoksulluğu nedir? OECD ülkelerinde yoksul çalışan oranı nedir? Türkiye'de durum nasıl?
Analiz
“Vatandaş” ile “yerleşik” arasındaki fark, devlet ile insan arasındaki mesafeyi de anlatır. Bir bakan kendi halkına “yerleşik” der mi? Konuşma ve seçilen sözcükler neden kişinin “rolüne” uygun olmalıdır?
Analiz
Barrack’ın açıklamaları üslubu nedeniyle eleştiriliyor. Ama aslında konu basit bir üslup meselesi değil. Değişen diplomasi biçiminin işaretlerini görüyoruz. Açık konuşma, yön verme ve meşruiyet üretimi iç içe geçiyor. Bu dil, güç ile meşruiyet arasındaki gerilimi görünür kılıyor.
Türkçe Konuşan Dünya
Uzun süre “kapalı kutu” olarak görülen Türkmenistan, 2026 vizyonuyla sessiz ama stratejik bir açılım sürecine girmiş durumda. Kripto düzenlemelerinden diplomatik zirvelere uzanan bu dönüşüm, Orta Asya’daki dengelere yeni bir boyut kazandırıyor.
Almanca “der Fernseher” derken biz neden “televizyon” demeyi seçtik? Bir toplumun kendi dilinde yeni kavramlar üretme cesareti, o topluma dünyayı anlama ve kendi evrenini kurma özgüveni verir.
ABD’de yargı ve merkez bankası üzerindeki siyasi baskılar tartışılır hale geldikçe dünya merkez bankaları altına yönelmeye başladı. Dolar hala güçlü ama artık sorgulanıyor. Ülke hukuktan şaştığında güven sessizce çekilir. Bedeli ise para üzerinden ödenir.
Yıllar önce kaydedilmiş bu videoda Azerin, tarih ve dilbilimi açısından Azerbaycan'da konuşulan Türk dilinin doğru adının ne olduğu konusunda net bir çerçeve çiziyor.
Vicdan. Türkçenin belki de en ağır sözcüklerinden biri. Ahlakın, hesabın, insanlığın özeti. Peki nasıl oluyor da böyle temel bir kavramın öz Türkçe karşılığı yok?
Ekrandan okumak hızlıdır; peki öğrenme kalıcı mıdır? Araştırmalar, basılı metinlerin özellikle uzun ve kavramsal içeriklerde daha iyi anlama ve hatırlama sağladığını gösteriyor. Dijital okuma ile öğrenme arasındaki fark sanıldığından büyük.
UNESCO, 3 Kasım 2025’te Semerkant’ta aldığı kararla 15 Aralık’ı "Dünya Türk Dili Ailesi Günü" olarak ilan etti. Karar Türk dili ailesinin eğitim, kültür, bilim ve toplumsal etkileşim alanlarında uluslararası işbirliği ile daha güçlü bir şekilde temsil edilmesinin önünü açıyor.
Ücretsiz abonelikle yeni yayınlardan haberdar olabilirsiniz.
Kendi kendine büyüklük atfedenlerin öyküsü bu...“Kerameti kendinden menkul”, değeri dışarıdan doğrulanmayan iddiayı anlatır. Ünvan verilebilir, ama gerçek karşılık ancak başkalarının kabulüyle oluşur.
TDK Sözlük, 'san' ve 'ünvan' sözcüklerini birbirinin eşanlamlısı olarak verir. 'San' sözcüğü kökenbilim kaynaklarına göre Türkçe 'saymak' eyleminden türemiştir. Birinin toplumda gerçekten 'sayıldığını', 'hesaba katıldığını' anlatır. Bu açıdan bakıldığında 'ünvan verilir', 'san' ise kazanılır.
“Ünvan” mı yoksa “unvan” mı doğru? TDK ne diyor, sözcüğün kökeni ne? Bu küçük farkın arkasında, dilin nasıl çalıştığına dair ilginç bir öykü var.
Barrack’ın açıklamaları üslubu nedeniyle eleştiriliyor. Ama aslında konu basit bir üslup meselesi değil. Değişen diplomasi biçiminin işaretlerini görüyoruz. Açık konuşma, yön verme ve meşruiyet üretimi iç içe geçiyor. Bu dil, güç ile meşruiyet arasındaki gerilimi görünür kılıyor.
Al, kızıl ve kırmızı arasındaki fark nedir? Türkçedeki bu üç renk adının kökenini ve kullanımını örneklerle incelerken üç farklı anlam dünyasına bakıyoruz.
Türk Dil Kurumu (TDK) Sözlük, kızıl sözcüğünün anlamlarını şöyle verir: "i. parlak kırmızı renk; s. bu renkte olan". Sözcük kökeni Türkçedir.
TDK Sözlük'e göre “kırmızı” sözcüğünün anlamı, "kanın rengi; al; bu renkte olan"dır. Kırmızı aslında doğrudan bir renk adı olarak doğmamıştır. Kökeni, kırmızı pigment veren bir böceğe ve bu boyanın tarihsel ticaretine uzanır. Bu yazıda “kırmızı”nın kökenini ve anlam yolculuğunu inceliyoruz.
Türk Dil Kurumu (TDK) Sözlük'e göre "al" sözcüğü "kırmızı (isim); kırmızı renkte olan (sıfat); allık" gibi anlamlara gelir. Ayrıca bir de "hile" anlamı vardır, ki TDK Sözlük bunu eskimiş olarak tanımlar.
Hederlez. Hıdırellez. Bu kez gençler söylüyor. Türkiye ve Azerbaycan Türkçesine ne kadar yakın...
Gagauz Türkçesiyle yazılmış bir bahar şarkısının altına düşülen bir yorum dikkat çekiyor: “Ben Kırgızım ve şarkının sözlerinin neredeyse tamamını anlıyorum, bu da şaşırtıcı derecede harika bir şarkı.” Bir cümle, Türkçenin coğrafyasını sessizce yeniden çiziyor.
Türk Dil Kurumu (TDK) Sözlük, ak sözcüğünü "kar, süt vb.nin rengi; beyaz, kara ve siyah karşıtı; temiz; dürüst; sıkıntısız, rahat, huzurlu" gibi anlamlar ile, beyaz sözcüğünü ise "ak; kara ve siyah karşıtı" anlamlar ile tanımlar. Peki bu sözcüklerin köken ve anlam bakımından farkları nedir?
Türk Dil Kurumu (TDK) Sözlük'e göre siyah sözcüğü "kara; ak, beyaz karşıtı" anlamı, renk belirten "kara" sözcüğü ise "en koyu renk; siyah, ak, beyaz karşıtı" anlamı ile tanımlanır.