Sohbet Sözcüğünün Kökeni ve Anlamı

"Sohbet" sözcüğü Türkçe kökenli midir?

Paylaş
Sohbet Sözcüğünün Kökeni ve Anlamı
Sohbet. Görsel: Edmond Dantès

Gündelik dilde öylesine doğal kullandığımız sözcükler vardır ki başka bir dilden geldiklerini öğrenince şaşırırız.

Sohbet sözcüğü de böyledir.

“Biraz sohbet ettik”, “sohbete daldık”, “koyu bir sohbet başladı”, “sohbet odası”...

Sözcük Türkçenin içinde öylesine yerleşmiştir ki bugün onu yabancı bir sözcük gibi algılamak güçtür.

Oysa sohbet Türkçe kökenli değildir. Bir yabancı dilden ödünç alınmıştır.


Türk Dil Kurumu (TDK) Sözlüğe Göre

sohbet ↗

kökeni: yabancı dil (Arapça)

anlamları:

  1. İki veya daha fazla kişi arasında dostça, arkadaşça yapılan konuşma. ≈ hasbihâl
"Biraz evvelki sükûtu şimdi hararetli bir sohbet takip ediyordu." — Hüseyin Cahit Yalçın

2. edebiyat → Söyleşi

"Tam fikir ve sanat sohbetlerine yakışan bir çerçeve içindeyiz." — Ahmet Haşim

Peki sohbetin Arapçadaki ilk anlamı neydi? Türkçeye geçtiğinde bugünkü “karşılıklı konuşma” anlamını mı taşıyordu? Ayrıca bir sözcüğün yüzyıllardır Türkçede kullanılması onu ne ölçüde “Türkçe” yapar?


Sözcüğün Köken Dilindeki Anlamı

Sohbet, yabancı bir dilden ödünç alınmış bir sözcüktür. Arapça ṣ-ḥ-b(ص ح ب) kökü çevresinde oluşan söz ailesine dayanır.

Suhba Arapçada şöyle okunur:

audio-thumbnail
Suhba Arapça Sesletim
0:00
/2.0375

ṣ-ḥ-b kökünün temel anlam alanında

birinin yanında bulunmak, ona eşlik etmek, arkadaşlık etmek

vardır.

Aynı kök ailesinden Arapçada ṣāḥib sözcüğü de gelir. Türkçedeki sahip de buradan ödünç alınmıştır.

Bu akrabalık, sohbet sözcüğünün ilk anlam dünyasını anlamak bakımından önemlidir.

Anlam yolculuğu şöyledir:

Arapça ṣuḥba: beraberlik, arkadaşlık, eşlik etme
↓
Türkçe sohbet: samimi karşılıklı konuşma

Bugünkü Türkçede “karşılıklı konuşma” anlamı sözcüğün merkezine yerleşmiştir.

Bugünkü Arapçada ise Türkçedeki “sohbet”in tek bir karşılığı bulunmaz, bağlama göre sözcük değişir: dardasha / muḥādatha / ḥiwār (bağlama göre).

  • Gündelik, samimi “sohbet etmek” anlamına en yakın çağdaş karşılıklardan biri دردشة (dardaşa). Bilgisayar dilindeki chat için de aynı sözcük kullanılıyor. ↗
  • Daha genel “konuşma/görüşme” için محادثة (muḥādatha) kullanılıyor.
  • Karşılıklı görüş alışverişi veya diyalog için حوار (ḥiwār) kullanılıyor. Kahire Arap Dil Akademisi ḥiwār sözcüğünü “iki veya daha fazla kişi arasında geçen konuşma; bir konu hakkında görüş alışverişi” diye tanımlıyor. ↗
Asıl ilginç nokta ise şu: Türkçedeki “sohbet”in geldiği Arapça صُحْبة (ṣuḥba) günümüz Arapçasında asıl olarak bizim bugünkü sohbet anlamımızda kullanılmıyor. Temel anlamı eşlik etme, arkadaşlık, beraber bulunma. Kahire Arap Dil Akademisi de ṣaḥiba fiilini “ona eşlik etti” (rāfaqahu) şeklinde açıklıyor. ↗

Konuşma mı Sohbet mi?

Türkçede sohbet denildiğinde aklımıza ilk gelen şey konuşmadır.

Oysa sözcüğün kökenindeki birliktelik anlamı bize önemli bir ayrıntı gösteriyor: Sohbet başlangıçta yalnızca söz alışverişini değil, insanların birbirine eşlik etmesini ve birlikte bulunmasını anlatan daha geniş bir kavram alanına bağlıydı.

Bu iz Türkçedeki kullanımlarda da bütünüyle kaybolmuş değildir.

“Sohbetine doyum olmaz” dediğimizde bir insanın güzel konuştuğunu söylemiş olmanın yanı sıra onunla bir arada bulunmanın verdiği hoşluğu da anlatırız.

“Sohbet etmek” ile “konuşmak” arasındaki fark da burada belirginleşir.

Bir kişi telefonda görevliye adresini söyler veya onunla konuşursa buna genellikle sohbet demeyiz.

İki arkadaş saatlerce oturup yaşamdan, geçmişten, gelecekten söz ettiğinde ise sohbet ederler.

Demek ki sohbet, Türkçede karşılıklı konuşmayı anlatmak birlikte çoğu kullanımda yakınlık, gönüllülük ve birlikte geçirilen zamanı da içinde taşır.


Konuşma, Söyleşi, Sohbet

Türkçenin bu anlam alanında kendi sözcükleri de vardır.

Konuşma: Türkçe kon- kökünden gelişmiştir.

Söyleşi: Türkçe söyle- fiilinden türetilmiştir.

Bugün bu sözcükler aynı anlam alanı ile ilintili olsa da kullanıldıkları bağlam farklılaşabilir:

  • Konuşmak en geniş olanıdır.
  • Sohbet etmek çoğu kez daha içten ve karşılıklı bir konuşmayı çağrıştırır.
  • Söyleşi ise günümüzde belirli bir konu çevresinde yapılan konuşma, görüşme veya dinleyici karşısındaki konuşma anlamlarına da gelebilir.

Dilin ilginç yanı da budur. Başka bir dilden ödünç alınan bir sözcük, zaman içinde kendisine yeni bir yer açabilir, yakın anlamlı sözcüklerle yan yana yaşayabilir ve onların taşımadığı anlam inceliklerini yüklenebilir.


Türkçede Olmak, Türkçeden Olmak

Sohbet yüzyıllardır Türkçenin söz varlığının içindedir. Türkçenin içinde yaşamış, kalıplaşmış ve günlük dilin sıradan bir parçası olmuştur.

Bununla birlikte iki ayrı soruyu birbirinden ayırmak gerekir:

Sohbet Türkçede yaygın kullanılan bir sözcük müdür?

Elbette.

Sohbet Türkçe kökenli bir sözcük müdür?

Hayır.

Birincisi sözcüğün bugün hangi dilin söz varlığında yaşadığıyla, ikincisi ise nereden geldiğiyle ilgilidir.


Bu ayrım özellikle İngilizce chat sözcüğüyle birlikte düşünüldüğünde ilginç bir tartışmaya dönüşüyor.

Bir ilkokul Türkçe kitabında “Yabancı sözcük yerine Türkçe karşılığını kullanalım” düşüncesine örnek olarak chat yerine sohbet sözcüğünün kullanılması öneriliyor.

Oysa

→ Chat İngilizceden ödünç alınmış bir alıntı sözcüktür.

→ Ama sohbet de Arapçadan ödünç alınmış bir alıntı sözcüktür.


Bu konuyu Chat Yerine Sohbet mi? Eski Yabancı, Yeni Yabancıdan Daha mı Türkçe? başlıklı yazıda ayrıca ele aldık.


Söyleşi Neden Farklı?

Eğer amaç gerçekten yabancı kökenli chat sözcüğünün yerine Türkçe kökenli bir sözcük önermekse söyleşi farklı bir yerde durur.

Çünkü söyleşi, Türkçe söyle- fiilinden türetilmiştir.

Bu nedenle köken bakımından üç sözcüğün durumu açıktır:

  • chat → İngilizce kökenli
  • sohbet → Arapça kökenli
  • söyleşi → Türkçe kökenli

Bu, her durumda söyleşi kullanılması gerektiği anlamına gelmez. Çünkü sözcüklerin kökenleri kadar zaman içinde kazandıkları anlamlar da vardır. Bugün “arkadaşlarla sohbet ettik” ile “arkadaşlarla söyleşi yaptık” aynı doğallıkta değildir.

Sohbetin Türkçedeki yeri tam da burada görülür. Türkçe kökenli değildir, ama Türkçenin söz varlığına dahil olmuştur.


Köken Başka, Dildeki Yeri Başka

Sohbet sözcüğünün öyküsü, Türkçenin başka dillerden aldığı sözcüklerle nasıl bir ilişki kurduğunu gösteren güzel örneklerden biridir.

Sözcüğün köken dilinde asıl kökündeki anlam, birinin yanında bulunmayı ve ona eşlik etmeyi içerir. Türkçede ise zaman içinde karşılıklı, çoğu kez içten ve gönüllü konuşmayı belirten sözcüklerinden biri olmuştur.

Bu yüzden sohbeti yabancı kökenli diye Türkçeden uzaklaştırmaya çalışmak gerçekçi değildir. Onun kökenini görmezden gelip Türkçe kökenli saymak da dilbilimi açısından büyük yanlış olur.

Sohbet Türkçededir, ama Türkçeden değildir.

Belki de bir sözcüğün kökeni ile dildeki yeri arasındaki farkı bundan daha kısa anlatmak güçtür.