Spor Yapıyoruz Ama Gün Boyu Oturuyoruz. Sonuçta Ne Oluyor?

Haftalık sporunuzu yapıyor olsanız bile, günün büyük bölümünü oturarak geçiriyorsanız hareketsiz kalmanın getirdiği sağlık riskleri tamamen ortadan kalkmıyor. Harvard’dan gelen bu hatırlatma, hareketi günün tamamına yaymayı öneriyor.

Spor Yapıyoruz Ama Gün Boyu Oturuyoruz. Sonuçta Ne Oluyor?
Hafta boyunca yeterince spor yapıyor olmak gün boyu oturmanın olumsuz etkilerini telafi eder mi?

Spor Yapmak Ama Gün Boyu Hareketsiz Kalmak - Bu İkisi Birbirini Gerçekten Dengeliyor mu?

Günün sonunda çoğumuz kendimizi şöyle rahatlatıyoruz:
“Bugün sporumu yaptım.”

Ama günün geri kalanına bakınca tablo genelde aynı: Saatlerce masa başı çalışma, uzun toplantılar, ekrana bakarak geçen zaman...

Sonuçta şu soru yerinde duruyor:
Bu iki hal gerçekten birbirini dengeliyor mu?


Harvard’dan Gelen Rahatsız Edici Ama Gerekli Bir Hatırlatma

Bu soruya netlik kazandıran çalışmalardan biri, Harvard T.H. Chan School of Public Health bünyesinde uzun yıllardır yürütülen araştırmalara dayanıyor.

Bu alanda çalışan epidemiyolog I-Min Lee, şunu açıkça söylüyor:

  • Uzun süreli oturma, başlı başına bir risk.
  • Haftalık önerilen egzersiz süresini tamamlamak, bu riski her zaman tamamen ortadan kaldırmıyor.
  • Spor yapmamak + gün boyu oturmak ise tabloyu daha da ağırlaştırıyor.

Yani haftalık sporumuzu yapıyor olmamız çok iyi ama sağlık risklerini azaltmak için tek başına yeterli değil. Şu soruya da yanıt vermemiz gerekiyor: Günün geri kalanında bedenimiz ne halde?


Oturmak Neden Bu Kadar Merkezde?

Modern hayat oturmayı normal, hareketi istisna haline getirdi.
Çalışma biçimimiz, ulaşım, hatta dinlenme anlayışımız buna göre şekilleniyor.

Bu yüzden çoğumuz:

  • Günde 7–9 saat, hatta daha fazla oturuyoruz.
  • Hareketi tek bir zaman dilimine sıkıştırıyoruz.
  • Günün kalanında bedeni neredeyse tamamen devre dışı bırakıyoruz.

Harvard’daki araştırmaların altını çizdiği nokta tam burada başlıyor:

Beden, tek seferlik bir “spor saati” ile gün boyu süren hareketsizliği telafi edemeyebilir.

“150 Dakika Spor Yetmiyor mu?” Meselesi

Sağlık rehberlerinde sıkça geçen haftalık 150 dakika orta–yüksek yoğunluklu aktivite önerisi hala geçerli. Ama bu, günün geri kalanında ne yaptığımızın önemsiz olduğu anlamına gelmiyor.

Harvard’daki araştırmalar uzun süreli oturmanın tek başına bir risk olduğunu, bu riski azaltmada planlı egzersizlerin yanı sıra oturmanın gün içinde sık sık bölünmesinin de önemli olduğunu gösteriyor.

Buradaki fark hareketin gün içine dağılmasında.


Ayakta Durmak Çözüm mü?

Bu noktada “ayakta çalışalım” fikri cazip geliyor. Ama bu da tek başına sihirli bir çözüm değil.

Uzun süre ayakta durmak; bel, diz ve bacaklarda başka sorunlara yol açabiliyor.

Yani mesele oturmak ya da ayakta durmak değil. Mesele hareketin araya girmesi.


Günlük Hayata Nasıl Uygulanabilir?

Bunu günlük hayatımızda istikrarlı biçimde uygulamak için şu cümleyi hatırlamakta fayda var:

Spor yapmak önemli, ama gün boyu oturmayı alışkanlık haline getirmemek daha da önemli.

Bu ne anlama geliyor?

  • Uzun oturma sürelerini bölmek
  • Kısa yürüyüşler eklemek
  • Telefonla konuşurken ayağa kalkmak
  • Yakın mesafelerde yürümeyi tercih etmek

gibi bedenin gün içinde aktif tutulmasını sağlayan faaliyetler çok önemli.


Sağlığımız için haftalık programlı sporun yanı sıra küçük ama sürekli hareketlere de ihtiyacımız var. Harvard’daki çalışmaların söylediği şey de tam olarak bu: Hareketi günün tek bir köşesine hapsetmek yerine, hayatın içine dağıtmak gerekiyor.

Bu fark edildiğinde, spor da yürüyüş de yerli yerine oturuyor.

İlgili Yazı: Egzersizin Zihinsel ve Fiziksel Sağlığa Etkileri

Editoryal not:
Bu yazı, Harvard T.H. Chan School of Public Health’te yayımlanan içerik ve araştırmalardan ↗︎ yararlanılarak hazırlanmıştır. Bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tanı veya tedavi yerine geçmez.