Kızıl: Tonun, Tarihin ve Çağrışımın Rengi
Türk Dil Kurumu (TDK) Sözlük, kızıl sözcüğünün anlamlarını şöyle verir: i. parlak kırmızı renk; s. bu renkte olan. Sözcük kökeni Türkçedir.
kızıl:
- (isim) parlak kırmızı renk
- (sıfat) bu renkte olan
- (sıfat, mecaz) aşırı derecede olan:
"Softalar arasında kızıl bir kavga kopmuştu." - Falih Rıfkı Atay
- (isim, mecaz) komünist.
- (isim, tıp) genellikle küçük yaşlarda görülen, bulaşıcı, yüksek ateşli, kırmızı renkte geniş lekeler döktüren, kuluçka dönemi üç dört gün süren tehlikeli hastalık.
sözcük kökeni: Türkçe
Bugün gündelik dilde daha çok “kırmızı” sözcüğü ile belirttiğimiz renk, Türkçenin derin katmanlarında bambaşka bir adla, “kızıl” olarak yaşamaya devam eder. Kızıl, Türkiye Türkçesinde belirli alanlara sıkışmış gibi görünse de Türk dünyasının genelinde temel renk adı olma vasfını korur.
Türkiye Türkçesinde "kızıl" ile genellikle kırmızının belli bir tonunu farkı anlatırız. Ama sözcüğün tarihsel ve kültürel kullanımı ton farkının ötesinde anlamlar belirtir.
Ateşten Doğan Bir Adlandırma
“Kızıl” sözcüğü, kökeni Eski Türkçeye kadar uzanan öz Türkçe bir adlandırmadır. Sözcüğün kökü olan “kız-” fiili ısınmayı, kızarmayı ve bir enerji değişimini ifade eder. Bu yönüyle “kızıl”, doğrudan ateşin sıcağı ile bağdaştırılan yerli bir algının ürünüdür.
Tarihsel metinlerde “kızıl” yanık tonları, ateşin kendisini ve ısının dönüştürücü etkisini anlatmak için de kullanılmıştır.
Sezgisel Bir Ayrım: Kızıl ve Kırmızı Aynı mı?
Modern kullanımda bu iki sözcüğü zaman zaman birbirinin yerine kullansak da zihnimizde yarattıkları çağrışımlar farklıdır.
“Kırmızı” daha standart bir tonu çağrıştırır. “Kızıl” daha sıcak ve doğaya yakın bir karakter taşır.
“Kırmızı saç” dediğimizde çoğu zaman boyanmış bir rengi düşünürüz. “Kızıl saç” ise daha çok doğal ve doğuştan gelen bir tonu çağrıştırır. Benzer şekilde toprak ve gün batımı da “kırmızı”dan çok “kızıl” olarak anılır.
Bu fark, teknik bir renk skalasından ziyade dilin doğayı algılama biçimiyle ilgilidir.
Türk Dünyasında Kızılın Sürekliliği
Anadolu’da “kırmızı” kelimesi (Sanskritçe kökenli, Türkçeye Arapça üzerinden gelen bir adlandırma) yaygınlaşmış olsa da Türk dünyasının büyük bölümünde “kızıl” temel renk adı olarak yaşamaya devam eder.
Türkmen Türkçesinde “gyzyl”, Kazak ve Kırgız Türkçelerinde “qyzyl” (кызыл) biçimleriyle kullanılan bu sözcük, yaşayan bir ortak dil unsurudur.
Bu durum, “kızıl”ın Türkçenin farklı coğrafyalarında hala canlı ve birleştirici bir renk adı olduğunu gösterir.
Al, Kızıl ve Kırmızı
Türkçenin renk dünyası bu üç sözcük arasında ince bir ayrımla kuruludur.
- “Al”, daha çok canlılık, kutsallık ve simgesel yoğunluk taşır.
- “Kızıl”, doğaya yakın, sıcak ve yanık tonları karşılar.
- “Kırmızı” ise daha genel ve standart bir renk adı olarak kullanılır.
Bu ayrım her zaman katı değildir. Ancak kullanım alışkanlıkları bu üç sözcüğün farklı çağrışım alanları oluşturduğunu gösterir.
İlgili Yazı: Al Sözcüğünün Kökeni ve Anlamları
İdeolojik Katman ve Tarihsel Yük
20. yüzyıl, “kızıl” sözcüğüne yeni ve güçlü bir anlam katmanı eklemiştir.
“Kızıl Bayrak”, “Kızıl Ordu” ve “kızıl devrim” gibi kullanımlar, sözcüğü siyasal bir sembole dönüştürmüştür.
Ancak bu ideolojik katman, sözcüğün çok daha eski ve geniş anlam alanını bütünüyle açıklamaz. “Kızıl”, bu kullanımlardan önce de doğanın, ateşin ve dönüşümün rengiydi. Bugün de bu anlamını korumaya devam eder.
Anlam Belleğindeki Yeri
Bazı sözcükler zamanla geri çekilir. Ancak bütünüyle kaybolmaz. “Kızıl” da Türkçede böyle bir yerde durur.
Gündelik dilde “kırmızı” daha yaygın olabilir. Ama “kızıl” hala doğanın, tarihin ve dilin derin katmanlarında yaşamaya devam eder ve anlam belleğindeki yerini korur.
“Kızıl” sözcüğü zamanla simgesel anlamlar da kazanmıştır. “Kızılcık” gibi örneklerde doğrudan bir renk ve bitki ilişkisi görülürken “Kızıl Elma” gibi kullanımlarda sözcük somut anlamından uzaklaşarak bir ülküyü, ulaşılması arzulanan bir hedefi ifade eder. Bu durum, “kızıl”ın Türkçede hem doğaya ait bir gözlem hem de düşünsel bir sembol olarak işlev görebildiğini gösterir.
kızılcık şerbeti içmek: acı, sert bir deneyimi sineye çekmek
kızıl elma: Türk düşünce dünyasında yaklaştıkça uzaklaşan ama uzaklaştıkça daha çok ilgi uyandıran bir hedefi anlatır. Özellikle Oğuz geleneğinde varılmak istenen bir ülkünün adı olarak kullanılmış, zamanla farklı dönemlerde yeni anlam katmanları kazanmıştır.
Böyle geniş soyut anlamlar da taşıyan “kızıl”, günümüzde Türkiye Türkçesinde somut renk olarak "kırmızı"nın özel bir tonunu belirtir.
Türkmence, Kırgızca ve Kazakçada ise bugün hala Türkiye Türkçesindeki "kırmızı"nın yerine kullanılır.