Kara mı Siyah mı?
Türk Dil Kurumu (TDK) Sözlük'e göre siyah sözcüğü "kara; ak, beyaz karşıtı" anlamı, renk belirten "kara" sözcüğü ise "en koyu renk; siyah, ak, beyaz karşıtı" anlamı ile tanımlanır.
Türk Dil Kurumu (TDK) Sözlük'e göre siyah ve kara sözcüklerinin kökenleri ve anlamları şöyledir.
siyah: (isim) kara, ak, beyaz karşıtı; (sıfat) bu renkte olan; (isim) baskıda başka harflerden daha kalın görünen harf türü.
sözcük kökeni: yabancı dil (Farsça- siyāh (سیاه))
kara: (isim) en koyu renk; siyah, ak, beyaz karşıtı; (sıfat) bu renkte olan; (isim) esmer olan; (sıfat, mecaz) kötü, uğursuz, sıkıntılı olan; (isim, mecaz) leke; (isim, mecaz) iftira
sözcük kökeni: Türkçe
Türkçede "kara" sözcüğünün renk anlamının yanı sıra bir de öz Türkçe yer/toprak anlamı vardır.
“TDK, "kara"nın jeolojik anlamını "yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü; toprak" olarak tanımlar ve bu kullanımı Arapça qārah köküyle ilişkilendirir. Arapçada qārr / qārah (قارة) kökü, "yerleşik, sabit, denizin karşıtı olan toprak" anlamlarını taşır. Modern dillerdeki “continent / kıta” kavramıyla aynı düşünce alanındadır.
Ancak Eski Türkçede "yağız yer / kara yer" örnekleri, bu anlam alanının Türkçede çok daha eski olduğunu gösterir.
Orhun Yazıtları’nda (732 yılı) "Üze kök Tengri asra yağız yer kılındukta..." diye başlayan metinlerde ve devamındaki destanlarda geçer. Kara sözcüğü, Türkçenin Arapçayla henüz temas etmediği yüzyıllarda Türkçede hem "renk" hem de "yer/toprak" anlamında kullanılıyordu. Hatta "yağız yer" ile "kara yer" eş anlamlı kullanılırdı.
TDK'nin tercihinin bu bağlamda iyice değerlendirilmesinde fayda görüyoruz.
Renk Anlamı
Türkçede aynı rengi işaret eden iki farklı sözcük var: Kara ve Siyah.
Günlük hayatta bu ikisini çoğu zaman eş anlamlı kabul edip birbirinin yerine kullanıyoruz. Oysa dil, hiçbir sözcüğü sebepsiz yere yan yana tutmaz. Her kelimenin kendi ruhu, kendi yükü ve kendi evi vardır.
“Kara” ile “siyah” arasındaki fark aynı rengi belirtir. Ama bu sözcüklerin Türkçedeki kullanım yerleri farklılaşabilir. Bu ikilinin durumu, bazı yönlerden "ak" ve "beyaz" ikilisinin durumuna benzer.
İlgili Yazı: Ak mı Beyaz mı?
Kara: Türkçenin Yankısı
Kara, Türkçenin en eski, en yerli ve en güçlü sözcüklerinden biridir. Orhun Yazıtları’ndan bu yana bin yılı aşkın süredir Türkçe konuşulan coğrafyada yankılanır.
"Kara" sözcüğünün renk, optik değer, anlamlarının yanı sıra soyut anlamları da vardır. Kara, aynı zamanda yoğunluğun, belirsizliğin, ağırlığın ve toprağın adıdır.
Bu yüzden Türkçede:
- Kara toprak deriz - çünkü o berekettir, son duraktır.
- Kara haber deriz - çünkü o üzücüdür ve ağır bir yüktür.
- Kara gün deriz - çünkü o ucu bucağı görünmeyen bir kederdir.
- Kara sevda deriz - çünkü o derin ve umutsuz bir aşktır.
"Kara", doğayla doğrudan temas halindedir. Göze hitap etmekle sınırlı kalmaz. Kalbe ve bedene de hitap eder. Serttir, etkileyicidir ve içine alır.
Siyah Nereden Geldi?
Yazıda sıkça yapılan bir hatayı düzelterek başlayalım: Siyah, Arapça değil, Farsça kökenli bir sözcüktür. (Arapçada bu karşılık için "esved" kullanılır.)
Siyah, Türkçeye halkın gündelik konuşmasından ziyade Osmanlı dönemindeki yüksek edebiyat, yazı dili ve saray kültürü üzerinden giriş yapmıştır. Bu giriş yolu, sözcüğün karakterini de belirlemiştir:
- Edebi metinler ve estetik tasvirlerde tercih edilmiştir.
- Resmi yazışmalar ve bürokraside yer bulmuştur.
- Daha nötr ve tanımlayıcı bir görev üstlenmiştir: somut ve teknik olarak renk belirtmiştir.
Zamanla halkın kullandığı "kara" kültürel bir miras olarak kalırken, "siyah" daha kentli ve nesnel bir renk adı olarak dilimize yerleşmiştir.
Neden "Kara Kedi" Diyoruz da "Siyah Kedi" Demiyoruz?
Birine "Bak, siyah bir kedi geçiyor," derseniz, sadece bir hayvanın tüy renginden bahsetmiş olursunuz. Ama "Önümden kara kedi geçti," derseniz, bin yıllık bir inancı, bir uğursuzluk imgesini ve bir korkuyu dile getirmiş olursunuz.
Burada "kara" bir rengin ötesinde bir anlam ve bir öykü taşır.
- Bilinmeyeni (Kara delik, kara kutu),
- Uğursuzu (Kara büyü, kara talih),
- Kaderi (Kara yazı) temsil eder.
Bu kalıplarda "siyah" sözcüğünü kullanamazsınız. Çünkü siyahın hafızası bu kederi ve bu derinliği taşıyacak kadar eski değildir. Siyah teknikleşir, kara ise efsaneleşir.
Benzer biçimde kimse "siyah sevda" demez. "Kara sevda" dediğinizde ise duygularınızın derinliğini anlatmaya iki sözcük yeterli gelir.
Neden “Siyah” Baskın Çıktı?
Günümüzde okul kitaplarından teknolojiye, modadan basına kadar pek çok alanda “siyah” sözcüğünü daha sık duyuyoruz.
İngilizcede yalnızca 'black' kullanılırken, Türkçede neden iki ayrı sözcük var? Neden biri zamanla somut kullanımlar için daha baskın hale geldi?
Bu tablo, aşağıda ana hatlarıyla değinilen tarihsel sürecin etkisiyle ortaya çıkmış olabilir.
Türkçede bir dönem “ikili dil yapısı” yaşandı. Osmanlı döneminde yazı dili, Türkçe köklerden uzaklaşarak Arapça ve Farsça kökenli sözcükleri daha entelektüel ve prestijli kabul etti. “Kara” halkın, ozanın ve gündelik hayatın dili iken “siyah” sarayın, kütüphanenin ve yazılı kültürün dili haline geldi.
Cumhuriyet döneminde dil sadeleşti. “Kara”, halk dilindeki güçlü yerini korudu. Ancak okul ve devlet dili, Osmanlı’dan devraldığı yazılı kültür alışkanlığını büyük ölçüde sürdürdü. Kitabi olanı tercih eden bu gelenek içinde “siyah” varlığını devam ettirdi.
Bu çerçevede, “siyah”ın baskınlaşması yukarıda özetlenen tarihsel sürecin bir sonucu olarak görülebilir. Prestij kaygısı ise bu sürecin içinde yer alan unsurlardan biri olarak değerlendirilebilir.
Anlamda Katmanlaşma
Kara ve siyah sözcüklerinin her ikisinin de kullanımına devam edilmesi ile birlikte anlamlar katmanlaştı.
- Siyah ekran, siyah elbise, siyah araba... Bunlar nesnel betimlemelerdir. Duygudan arınmış, sadece rengi niteleyen kullanımlardır.
- Ekonomide "kara borsa", sanatta "kara mizah" ve günlük konuşmada "kara gün" demeye devam ederiz. Çünkü siyah bu anlamları karşılayamaz.
Dil, hafızasını tamamen silmedi. Sadece alanlara ayırdı.
“Kara” Hala Renk Anlatmaya da Devam Eder
Yukarıdaki katmanlaşmaya dikkat çektikten sonra şunu da belirtelim: “Kara” yalnızca soyut anlamlarda yaşamaz. Türkçede bugün bile doğrudan renk bildiren kullanımları vardır:
- kara saç (siyah saç da kullanılır)
- kara göz
- kara kaş
- kara duman
- kara bulut
- kara asfalt
- kara şimşek (hız, sertlik ve koyuluk çağrışımıyla)
Bu kullanımlarda “kara”nın “siyah”ın yerine tercih edildiğine tanık olabiliriz. Daha yoğun ve daha sert bir tonu anlatır.
İngilizce ile Fark
İngilizce, dışarıdan sözcük alsa da (örneğin renklerde Fransızca kökenli kelimeler çoktur) "black" sözcüğünü hiçbir zaman "avami/köylü işi" diye bir kenara itmedi. Bizde ise "kara", bir dönem "kaba Türkçe" olarak görüldüğü için teknik ve resmi alanlardan dışlanıp "siyah"a yer açıldı.
Nasıl Okumalı?
"Kara" gitmedi. Sadece "Siyah" gelince daha derin, daha anlam yüklü bir köşeye çekildi. Bunu bir kayıp olarak değerlendirmek yerine dilin bir zenginliği olarak da değerlendirebiliriz. Kayıp olarak görülebilecek nokta, yazılarımızda sürekli vurguladığımız üzere yabancı dillerden sözcükler dilimize girdikçe "Türkçe düşünme yetimizin zayıflaması" olarak okunabilir.
Bir dahaki sefere bu rengi kullandığınızda kendinize sorabilirsiniz: Sadece bir rengi mi tarif ediyorsunuz, yoksa rengin ötesinde bir anlam derinliği mi ifade ediyorsunuz?