"Azeri Dili Demeyin, Azerbaycan Türkçesi Deyin"
Yıllar önce kaydedilmiş bu videoda Azerin, tarih ve dilbilimi açısından Azerbaycan'da konuşulan Türk dilinin doğru adının ne olduğu konusunda net bir çerçeve çiziyor.
TV100’de yayınlanan Okan Bayülgen’in Muhabbet Kralı programından bir kesit içeren, yıllar önce kaydedilmiş bu video, Türkçe’nin adlandırılmasıyla ilgili çok temel bir gerçeği yeniden hatırlatıyor.
Türkçe’nin tekliği ve lehçeler üzerinden yapılan yanlış ayrımlar.
Bir Tartışma Değil, Bir Hatırlatma
Bu yazıya konu olan video altı yıl önce kaydedilmiş olabilir.
Ama ele aldığı mesele eski değil.
Azerbaycan’da konuşulan dilin “Azeri dili” olarak adlandırılması, tarih ve dilbilimi açısından doğru değildir. Bu adlandırma, büyük ölçüde dünya siyasetinde yaşanan kırılmaların bir sonucundan doğmuştur.
Bu durum dili değiştirmedi.
Ama onu farklıymış gibi göstermeye yaradı.
Aslında burada tartışılacak bir konu yoktur.
Türkçe tek bir dildir.
Farklı coğrafyalarda, farklı lehçelerle konuşulur.
Adlar Değişirse Dil Değişmez
Resmi dilin “Türk dili”, “Azeri dili” ya da “Azerbaycan Türkçesi” olarak adlandırılması, dilbilimsel bir ayrımdan çok, tarihsel ve siyasal süreçlerin etkisiyle şekillenmiştir.
Ancak adlandırmadaki bu değişimler, Türkçe’yi başka bir dile dönüştürmedi.
Dil aynı kaldı. Yapı aynı kaldı. Karşılıklı anlaşılabilirlik hep vardı.
Lehçeler Ayrılık Değil, Akrabalık Gösterir
Türkçe; Azerbaycan’da, Türkiye’de, Kazakistan’da, Kırgızistan’da farklı lehçelerle konuşulur.
Bu lehçeler, bir ağacın dalları gibidir.
Birbirini anlayabilen, ortak bir kökten gelen, aynı yapıyı taşıyan bir dilden söz ediyoruz.
Farklı diller konuşmuyoruz.
Aynı dili farklı biçimlerde konuşuyoruz.
Neden Hala Önemli?
Bu hatırlatma bugün hala önemlidir.
Çünkü yanlış adlandırmalar kolay terk edilmiyor.
Bu yazıyı zaten bilinen bir gerçeği yerine koymak için yayınlıyoruz.
Azerin ve Okan Bayülgen, Muhabbet Kralı, TV100